Benim Hikayem

Sebeplerim

”Bu zamana kadar ailem herhangi bir şekilde tesettüre girmemi söylememişti ve garipsemiştim. Tatile birkaç gün kaldığı için çok da umursamamıştım ancak tatile gittiğimizde aklımda hep vardı, hiç unutamamıştım. ”

Bismillahirrahmanirrahim.

Benim hikayem yazın bir otele tatile gideceğimiz dönemde başladı. Tatile gitmeden birkaç gün önce bir eve misafir gitmiştim; tesettürlü bir arkadaşım da oradaydı ve konu konuyu açtı. Konu tesettüre gelince arkadaşım “Gel deneyelim kendine bak.” dedi ve çok ilgimi çektiği için kabul ettim. Birkaç fotoğraf çektik, aileme gönderdim ve “güzelmiş” deyip geri çıkarttım; eve döndük. Bu zamana kadar ailem herhangi bir şekilde tesettüre girmemi söylememişti ve garipsemiştim. Tatile birkaç gün kaldığı için çok da umursamamıştım ancak tatile gittiğimizde aklımda hep vardı, hiç unutamamıştım.

O sıralar babam bizimle yaşamıyordu ve gerçek bir boşlukta gibiydim. Annem namaz kılardı lâkin hiç dikkatimi çekmezdi. O yaz Anadolu lisesinden ayrılma kararı almıştım. Hem ortamı hem çevresi ne kadar ben de onlara uzak olmasam da beni rahatsız etmeye başlamıştı. En yakın arkadaşlarımdan biri de imam-hâtip lisesindeydi. Yani tüm sebepler önümde hazırdı. Rabbim bana yolları açmıştı ama hala göremiyordum. Arkadaşımın “bizim liseye gelmelisin.” demesiyle denemelere başladım. İmam-hâtip lisesine normal açık halimle, ojelerimle, göbeği açık tişörtümle gittim ancak müdürüm bir kez bile kırıcı bir şey söylemedi. Normal bir şekilde isteklerimi ifade ettim ve kaydolmak istediğimi söyledim. Maalesef nakil için yer yok dedi ve bundan bir dakika sonra bir öğrencinin nakil aldırdığını, onun yerine benim geçebileceğimi öğrendik. Rabbim tek tek veriyordu sebepleri. Müdürümden bir söz almıştım: kaydolmaya geldiğimde tesettürlü gelecektim. İçimden “Nasıl olur ki 10 gün var şurada.” diyordum ancak Rabbim o imân tadını içime vermişti bile. Annem ve ablam da açık olduğu için hiçbir kıyafetim yoktu. Üst komşudan almıştım her şeyimi ve o şekilde evden çıktım. Sanki herkes bana bakıyordu ancak o huşû, o imân ve o özgürlüğü hiç tatmamıştım. Dedim ki “Özgürlük bu imiş.”


Tesettüre alışma dönemimden bir kaç ay sonra namaza da başlamıştım. Sûreleri bilmediğim için kâğıda yazıp, kâğıdı secdeye koyup o şekilde okuyor ve öğle namazını neredeyse 30 dakikada kılıyordum. Elhamdülillah en sonunda öğrenmiştim ve sûreleri de ezberlemeye başlamıştım. Daha sonra feraceye giymeye başladım. Her şey çok hızlı geldiği için çıkartıyordum; sonra tekrar ferace giyiyordum. Bir dönem bu şekilde geçti.

Bir sıralar tekrar üzüntü haline girmiştim. Çünkü  herkes Yâsîn ezberi verirken ben hala elifba cüzünü bitirmeye çalışıyordum. Okuyamadığım için ağlıyordum, Allah razı olsun annem çok yardımcı olmuştu. Daha sonra okumayı da söktüm, derslerimi veriyordum ve artık okumam çok iyi olmuştu. Bu serüvenden sonra artık her şey düzgün olur diye düşünüyordum ama öyle olmadı. Günah işliyordum ve ibadetlerim aksıyordu. Bu konuda hocaları dinliyordum ve çözüm bulmaya çalışıyordum. Şunu anlamıştım ki, insan düşer ve kalkar. Önemli olan insanın düştüğünde tevbe edip Rabb’ine yönelmesi. O, alemlerin yaratıcısı, elbet yardım ediyor.
 

Şu an İslâmî ilimler eğitimi alıyorum. Çevrem, kalbim, davranışlarım her şeyim değişti ancak bu sırada ben de bin kez tevbe edip aynı günahı tekrar yaptım. Ben de küçük şeyler için isyan ettim, ailemi üzdüm vs. ancak ne olursa olsun Rabb’ime sığındım. Çünkü biliyorum ki O’nun benim için hazırladığı kusursuz ve noksansız bir kader, bir yol var. Yaşadıklarımdan sonra şimdi anlıyorum ki, tesettürlü olabilirim ya da olmayabilirim, fark etmez. Allah’ın emrettiği şeyi, o yolu, o imanı, Peygamberimiz (sav) sünnetlerini aradığım müddetçe sebepleri de bulacağım. Bu dünyada sıkıntı çeksem de, üzülsem de; gayem ahirette cennetti hak etmek olacak. Biliyorum ki, her şeyin geçici olduğu gibi şu gençlikte geçici. Önemli olan “nasıl” geçirdiğim. Ben şu an özgürlüğü bulmuş, razı olunmayı bekleyen, talebe olmaya çalışan, ümmet olmaya çalışan bir kızım. Benim hikayem başkalarına vesile olabilirse Rabb’im utandırmasın.

Selâmetle kalın,

-Mahlasmâye-