Benim Hikayem

Kafesin İçindeki Özgürlük

“Okuldan eve geldiğimde koşarak bilgisayarın başına geçip herkesten gizli İslam’ı öğreniyordum. Günler geçtikçe bende bir şeylerin değiştiğini fark ediyordum.”

Seninle yolculuğumu paylaşmak için buradayım. Bazen heyecan bazen çile içinde geçen yolculuğumda kendinden bir şeyler bulabilirsin belki de. Herkesin hikayesi dinlenmeye değerdir ve  birbirimizi tanımasak da aynı hisleri ve düşünceleri paylaşmış olabiliriz. O zaman hadi hikayeme geçelim. 

Benim yolculuğum çok da küçükken başlamadı aslında. Vesile olan şey ise biraz farklı. Neredeyse tamamen İslam’dan uzak bir yaşamın içindeyken birden kalbime düşen garip ama güzel bir hisle başladı her şey. İlime aşık olduğum yıllarda, bilgi yarışmalarında kendimi hırs ve azimle denerken dini konulara ilgimin olduğunu fark ettim. 15 yaşında ve nice büyük hayallerin peşinde koşan bir kızdım. Hırsımın ve kendime olan güvenimin çok fazla olduğu bu zamanlarda her şeyi bildiğimi düşünürdüm.

Dini ilimleri öğrenmeye başladığımda ise koskoca bir hiç olduğumu fark ettim. Bu durum önceleri biraz gururumu kırmıştı; fakat aynı zamanda daha çok ilim öğrenme isteğiyle dolmuştum. Okuldan eve geldiğimde koşarak bilgisayarın başına geçip herkesten gizli İslam’ı öğreniyordum. Günler geçtikçe bende bir şeylerin değiştiğini fark ediyordum. Heyecanlıydım çünkü içim yeni bir yolda sürekli koşmak isteğiyle doluydu.

İlimden sonra ise iş amel kısmına yönelmeye başladı. Tesettüre girmeye ve namazlarımı düzenli olarak kılmaya karar verdim. Ailem ya da çevremdeki insanlar vesilesiyle bu yola girmediğim için çoğu zaman yalnız hissediyordum. Namaz kılmaya başlasam da tesettür hayalim engellendi. Fakat kalbimde o hayali diri tutarak mücadele etmeye karar verdim. Tesettüre uygun giyinmeye başlamıştım; bol pantolonlar, uzun ve bol hırkalar bu dönemde en büyük yardımcılarım oldu. Ama bir şey eksikti: Başörtüm olmadığında kendimi bu yolda tamamlanmamış hissediyordum. Bu adım hem tesettüre alışma sürecim olmuştu hem de tesettür için ne kadar kararlı olduğumu kendime ve aileme kanıtladığımı hissettirmişti.

Bazı zamanlar bu yolda düşüp kalkamadığım da oluyordu. Çok üzülüp umudumu yitirdiğim zamanlarda ibadetlerimin sürekliliği de sekteye uğruyordu. Devamlı yazmaya ve yeniden yazmaya gayret ediyordum. Gelecekte bu yolda yaşadığım zorluklar bana kim olduğumu hatırlatacak diye düşünüyordum. Geçen zorlu bir dört yıldan sonra üniversiteye başladığımda tesettürüme kavuşmuştum ve ailem istemese de artık razı olmuştu. Ben böyle mutluydum ve bu şekilde yaşamak istiyordum. Daha sonrasında beni eleştirenler kadar destek olanlar ve tebrik edenler de vardı. Zaten tüm bu eleştirilere o koskoca dört yıl beni hazırlamıştı.

İlk zamanlar sadece gülümseyerek ve susarak cevap verdim . Kendimi hazır hissettiğimdeyse bana tesettür hakkında soru soranlara cevap vermeye başlamıştım. Bu yolda yalnız olduğumu düşündüğüm zamanlarda  aklıma hep Rabb’imizi düşünerek tek başına bulan İbrahim (a.s) geliyordu. O, önce yıldıza baktı, sonra aya ve sonra güneşe… Batıp gidenleri sevmem diyerek Rabb’ini buldu. Yurdundan da kovulsa, tek başına da kalsa vazgeçmeyen peygamberleri ve sahabeleri düşündüm. Sonrasında bu yolda yalnız olduğunu düşünen ama aslında birbirinin yolunu gözleyen diğer insanlarla karşılaşmaya başladım. Ailem de artık bu yeni durumu kabullenmişti  Belki de bana, bunca yıllık sabrın sonunda onların da beni desteklediğini görme hediyesi bahşedilmişti. 

Şimdi ise 21 yaşındayım. Çok şey öğrendim ve çok şeyi fark ettim. Bu yolda sizinle birlikte olmak ise şükür sebebim.

Şeyma Güner

Sosyal medyada paylaşmak ister misin?