Düş'ününce

Namaz Hayatımızın Neresinde?

Namazın günlük hayatı bu kadar tanzim eden bir yanı var. Günlük hayatımızın her alanına hâkim olarak gerçekten bizi kötülüklerde uzak tutuyor.

İslam dini temelde namaz, oruç, zekât ve hac şeklinde beş şartı kapsar. Beş şart arasında yalnız namaz, yılın bütün zamanlarında olması ve günde beş kez eda edilmesiyle diğer ibadetlerden ayrılır. Bu bağlamda “Namaz, dinin direğidir.” (Hadis-i Şerif). Namaz, bedenen gerçekleştirilen şeklî bir ibadettir. Abdest, namazı bozan şeyler, namazda okunacak sureler gibi namazla bağlantılı olan detayları sıklıkla işitiyoruz. Ancak namazın gündelik hayatımızdaki önemine dair daha az bilgi ve farkındalık sahibiyiz. Bu sebeple ben bugün namazın gündelik hayatımızdaki yerine değinmek istiyorum.

Hepimizin az çok bildiği gibi namaz, gün içerisinde beş ayrı vakte bölünmüş bir ibadet. “Namazı neden farklı zamanlarda kılıyoruz? ” veya “Neden hepsini topluca akşam kılamıyoruz?” gibi soruların cevaplarını düşündüğümüzde karşımıza özet niteliğinde bir ayet çıkıyor: Namaz hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. (Ankebut, 29/45). Peki bu ne demek?

Bunu da basit bir örnek üzerinden düşünelim. Bir kişinin sabah namazını kılmaya kalkıp ardından işe gittiğini farz edelim. Bu kişi sabah namazı ile öğlen namazı arasında, mesai arkadaşlarıyla tartışma yaşayabilir veya kendisini sinirlendirecek birçok problemle karşılaşabilir. Daha sonra arkadaşlarıyla birlikteyken başka arkadaşları hakkında kötü konuşabilir. Ancak böyle durumlarda aklına gelen şey, hala abdestli olduğu ve öğle namazını kılması gerektiği olduğunda daha sakin bir şekilde bu olumsuzlukları karşılayabilir. Aynı şekilde öğle ile ikindi veya ikindi ile akşam arasında da sürekli bir şeyler yaşıyoruz ama o zamanlarda da şunu biliyoruz ki, abdestimiz var ve namaz kılacağız.

Böylece başımıza gelen dertleri farklı yollarla çözmeye çalışabiliriz veya onları dert olarak görmek yerine onun içindeki hayrı kavramaya çalışabiliriz. Namaz kıldıkça bu bizim hayat pratiğimiz haline gelecek bir bakış açısı, düşünme biçimi halini alacaktır. Demek ki namaz bizi kötülüklerden uzaklaştırmak için var. Yani namaz kıldığın halde kötülük yapamazsın, yapmamalısın. Kötülük yapmaya devam ediyorsan bu sefer Maun suresi giriyor devreye işte. (Maun Suresi, 4-5). Yani yazıklar olsun boyutuna ulaştırabilir seni namazın. Şimdi bilincimizin açık olduğu zaman diliminde düşündüğümüz zaman, namazın hayatımıza müdahale etmediği bir an yoktur.

Namazın günlük hayatı bu kadar tanzim eden bir yanı var. Günlük hayatımızın her alanına hâkim olarak gerçekten bizi kötülüklerden uzak tutuyor. Bununla beraber, biz namazın hayatımızın her anında varlığı hissettirmesinden ve bu bağlamda bize sağladığı hikmetlerinden ziyade namazı sadece şekle indirgemeye çalışırsak büyük bir hata etmiş oluruz. Tabi ki namazı, namaz yapan pek çok detayı mevcuttur ve biz bunları dikkate almak zorundayız. Ancak sadece namazın şeklindeki detaylara takılı kaldığımızda, gerekli olan manasını kavramakta yetersiz kalıyoruz. Bu yüzden de, bu kadar anlam dolu bir ibadetten gereken feyzi alamıyoruz. Gün içerisinde hepimizin yoğun ve oldukça karışık zamanları oluyor. Hayatımızın merkezine namazı oturtmayı başardığımız zaman her işimizin kolaylıkla ilerleyeceğinden hiç şüphem yok.

Seda Akçay

Görsel: https://pin.it/3IF4RJQ

Sosyal medyada paylaşmak ister misin?